Aşk kendini bilmemektir...

2/11/2009 · Kategori: Hayat Hikayeleri

İsmet Paşa, Latife Hanım’ ı beğenmişti. Bu konunun evlilikle sonuçlanmasını istediğini belli etti. Halide Edip Hanım: “Fikriye Hanım çok üzülecek” dedi.
- “Neden?
- “Bir yıldan fazladır Paşa’ ya canla başla bakıyordu.

İsmet Paşa önemsemedi:
- “Akrabası değil mi? Bir saygı görevi olarak bakıyordur.
- “Öyle başlamış olabilir ama durum artık değişik. Bence Paşa’ ya iyice aşık. Paşanın sarı tesbihini bir muska, kutsal bir kolye gibi boynunda taşıyor. Öyle sanıyorum ki evleneceklerini umuyor.

İsmet Paşa itiraz etti :
- “Yoo! İyi bir hanım olabilir. Ama Paşa’ nın eşi olmak için yeterli mi?

Halide Edip Hanım gülümsedi:
Aşk, haddini bilmemektir zaten.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan:noname | Tarih: 2009-11-04 00:04:22
Konu: yorum

Aşk dediğin elif gibi olmalı, dümdüz, dosdoğru
Aşk dediğin şın gibi olmalı, şeksiz, şüphesiz ve üç noktası özü, sözü, gözü anlatmalı
Aşk dediğin kaf gibi olmalı, kaf dağı gibi ulaşılmaz erişilmez olmalı, iki zirvesi iki nokta gibi göğe uzanmalı, biri can biri canan olmalı
Hem kaf aşkın kalbidir onu çıkarınca geriye aş kalır mide kalır

Aşk gönül işidir; gıdası cananın tebessümü, bir tatlı sözüdür;
Alemin var olma sebebi Aşk'tır, dünya Aşk ile döner, güneş her sabah Aşk'a gülümser, yıldızlar kara gecede Aşk'ı aydınlatır, yağmur bile Aşk'ı yeşertmek için yağar aleme
Gülün nazı, bülbülün niyazı hep Aşk içindir

Şairlerin yazdığı, ressamların çizdiği hep Aşk değil midir?
Aşk sözcüğü zaten sözlükte sarmaşık demekmiş.
Bir sarmaşık çınarları servileri nasıl sarmalarsa Aşk da öyle sarıp sarmalarmış çınar gibi yiğitleri, servi boylu dilberleri ve her sarmaşık sardığı ağacı kuruturmuş sonunda dıştan yemyeşil ve güzel gösterirmiş ama içten içe kurutur, çürütür, çökertirmiş

sevmenin tabakaları muhabbet, Aşk ve dert olmak üzere üç derecedir;
- muhabbet odur ki; mahbubunu görürse memnundur, görmezse kaydında değildir,
- Aşk odur ki; mahbubunu görürse memnundur, görmezse mahzundur,
- dert odur ki; mahbubunu görürse de mahzundur, görmezse de mahzundur

Aşk hüznün dostudur, hasretin yoldaşı
Gurbettir hep aşkın mekanı
Hep biri ister, biri gözler, birden başkası düşmanıdır aşkın
Aşkın tek gıdası, ekmeği, aşı, aşığın gözyaşıdır.
Aşkın bayramı maşuğun bir tek tebessümüdür
Aşk; görebilmektir, binlerce kişi içinde onu görebilmek, ama bazen de görmezden gelebilmektir.

Aşk dua etmektir;
Yarabbi ona da benim sevgimi ver
gibi dualar aşığın duası değildir, çünkü aşkta karşılık beklemek yoktur.
Aşığın duası her an Yarabbi onun hakkında hep en hayırlısını nasip et, ona gelecek dertler, üzüntüler bana gelsin diyebilmektir.
Ya da Ben öleyim o kalsın, ben ağlayayım o gülsün

Ama en önemlisi Hz.Ebubekir'in duası gibi dua etmektir.
Hani diyor ya Yarabbi benim vücudumu o kadar büyüt ki cehennemde benden başka kimseye yer kalmasın
İşte Aşık en azından diyebilmeli ki
Yarabbi benim vücudumu iki kişilik yap eğer onun cezası varsa onun yerine de ben yanayım, yer kalmasın cehennemde o dışarda kalsın.

Hatırlamak;
unutanlara has bir özellktir.

Aşk dediğin unutmak tükenmektir diye bilip hiç unutmamaktır
Aşk; herşeyi, her anı, her zamanı, her mekanı O ve diğerleri diye ayırmaktır.
Onsuz bir geçmişi buruşturup çöpe atabilmek, onsuz bir geleceği hayal bile etmemektir.

Aşk, Nazdır.
Tüm sevdaların olmazsa olmazı naz..
Türk'ün ta Türkistan'dan çıkıp geldiği, İstanbul'un Fatih'e ettiği naz
Naz anlayana niyazdır.
Bilesin!
Aşk en çok da haddini bilmektir...
Ve aşk susmayı bilmektir, susabilmektir
Aşk dediğin,
Neyse...

aşk değil, hayat samimiyettir!








Düzenleyen tolgaistan gün: 5/11/2009 saat: 13:51

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »