Zorunlu ortak hayat

2/11/2009 · Kategori: _esitli

Müzeleri, sanatı sevdiği için değil; ısınmak için ziyaret eden Dostoyevski' nin kitabını okuyordum.
 
KUYUYA TÜKÜRME, SONRA KENDİN İÇERSİN!
Dostoyevski' ninyarattığı karakterin kendi kendisini eleştirisinde (özeleştiri): "Ah! Ben ne aptalmışım? Kendimi Napolyonlarla, Sezarlarla... Ne bileyim işte, Muhammed ile kıyaslamaya kalktım! Kendimi 'Süper Adam' sınıfından biri sandım. Ne saçma!
Bir hastalığı öldürmekle sistemi değiştirebileceğimi sandım..." demişti.
 
AKIL, ANCAK ÖĞRENEBİLDİĞİNİ BİLİR
Süper adamlar, hedeflerine ulaşmak için, önlerine çıkan ve engel olmaya kalkan eski düzen koruyucularını tesirsiz hale getirmek zorundaydılar. Bunu yapmasalardı "büyük" olamazlardı. Sıradan bir insanın adam öldürmesi ile cephedeki askerin adam öldürmesi bir değildir...
 
"Kokuşmuş ve hastalık halini almış sistemi değiştirmek dahilerin işidir. Muhammed, sistemi zorlayacak ve devirecek güce erişinceye kadar putlara dokundu mu? Sistemi ezdikten sonradır ki, putları devirdi"
 
Neden? Putlar bir semboldü...
 
BENZERLERİNİN YARGICI: -"Seni karşımda vicdanım olarak görüyorum"
İnsan kısıtlı olduğu zamanlarda (hapishanede, askerde), menfaatini ilgilendiren bir uğraşısı olmadıkça yaşayamaz.

Günlük hayattan uzaklaştırılmış bu insanların, burda doğal düzen içinde, kendi iradeleriyle yaşamalarına imkan var mıydı?
- Yaşarken, dünya bizim etrafımızda dönmüyormuş...
 
Koğuşumdaki insanlardan bazıları; dışarıda, daha düşkünce bir hayat yaşayıp gelmişlerdi. Eskiden, yarı aç, patron emrinde didinirken, burada rahat ve o vakte kadar görmediği bollukta yiyeceklere kavuşuyorlar... Burayı "dünyası" olarak kabul edenler ile dışarıyı özleyenlerin arasındayım. Kimisi, kendini "süper insan" görüyor, kimisi bu yeni dünyasını koruyor...
 
Buradaki hayatımda, hürriyet yokluğundan başka bir şey daha var: Zorunlu ortak hayat...

Şafağa ömrüm ile yaklaşıyorum...

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Kedi

7/4/2009 · Kategori: _esitli

Yıllar önce, yaramaz çocukların yaraladıkları bir kediyi fark etmiştim. Darbelerin nerden geldiğini bilmez bir vaziyette, direnme gücü göstermeyip kaderine teslim olmuştu...

Çocuklar uzaklaşmışlardı ve yaralarını tedavi etmek ve sahiplenmek için yaklaştım.

Yalnız, bütün darbelere teslim olan kedi, kendisine yardım için uzanan eli tırmalayarak korkusunu ifade ediyordu. Birkaç kez tekrarladım, ancak aynı saldırganlıkla hareket ediyordu.

Çocukların eliyle acıyı tatması sonrası, kendisine yardım için uzanan bir eli ayırmasının zorluğunu düşündüm ve kendi haline bırakarak yoluma devam ettim..

Evvelim sen oldun
by isttolga

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::