İstanbul' da bir yazı

19/11/2009 · Kategori: Sanat

Git bu mevsimde, gurub vakti, Cihangir’den bak!
Bir zaman kendini karşındaki ruy' aya bırak!
Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan;
Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan;
O ilah isteyip eğlence hayalhanesine,
Çevirir camları birden peri kaşanesine.



Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yaka
Benzer üç bin sene evvelki mutantan şarka.
Mestolup içtiği altın şarabın zevkinden
Elde bir kırmızı kaseyle ufuktan çekilen
Nice yüz bin senedir şarkın ışık mimarı

Böyle ma’mur eder ettikçe hayal Üsküdar’ı.
O ilahın bütün ilhamı fakat anidir; Bu ateşten yaratılmış yapılar fanidir;
Kaybolur hepsi de bir anda kararmakla batı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Bir roman karakteri: Emma Knightley

27/7/2009 · Kategori: Sanat

19. yy’ a kadar Avrupa’ da ve özellikle İngiltere’ de kadına, cinsel yönlü bakılıyordu. Toplum, kadının cinsel çağrışımlarından dolayı; ikinci planda olmasının bir erdem olduğu işleniyordu. Erkeklerle kadınlar arasındaki psikolojik farklar ısrarla vurgulanıyordu. Bu da evin “kadınsı” yapısıyla, dışarının “erkeksi” yapısı arasında durmadan genişleyen uçurumun doğmasına sebep oluyordu.  
 http://www.jasna.org/regions/images/tx-nor-emma-knightley.jpg
Evlenen kadınlar, ekonomik ve yasal yönden kocalarına bağlı oluyorlardı. Evli kadınlar erkeğin adını alıyorlar, nerede ve nasıl yaşayacaklarına erkek karar veriyordu. Tüm söz ve yönetim erkeğe aitti. “er erkek ve kadın Tanrı için ‘tek vücut’ ise, kanunda da ‘tek kişi’ idiler ve bu tek kişiyi temsil eden de kocaydı.” (Shanley
 
18. ve 19. yüzyılda İngiltere’ de kadınlar ne şefkat gördüler kocalarından, ne de onlar tarafından cezbedildiler. Oysa Jane Austen de: “Evlilik, şefkat ve cezbin ilişkisi olmalıdır.” diye ifade etmiştir.  
 
Yazar Jane Austen, kıskançlık ve ölüm gibi temaları işlemedi romanlarında. Aslında birbirinden ayrılmayan iki unsurdan oluşan, tek bir gerçeklik vardı romanlarında: “Kadın” ve “evlilik
 http://www.fantasticfiction.co.uk/images/n50/n253138.jpg
EMMA KNİGHTLEY KARAKTERİ
O dönemin sosyal baskılarından dolayı, her kadın evliliği tek çare olarak görmektedir. Daha küçük yaşlarda başlayan baskı ve davranış kısıtlamalarını, yine bir çeşit baskı olan, ama toplumda rahat etmelerini sağlayan evlilik kurumuna itmektedir kadınları. 
 http://pecuniarities.com/wp-content/uploads/2009/01/emma_knightley_400.jpg
Emma Knightley, mantığı ile hareket ettiğini sanan ama duygularıyla hareket eden kadın karakterdir. Emma’ nın inatçılığı ve kibri roman boyunca sürer. Emma üç temel hata yapar. Bunlardan en önemli hatası, Emma Knightley’ in sevdiği halde bunu fark edememesi, kendine bile hiç evlenmeyeceğini söylemesidir. Emma’ yı ideal bir karakter yapmaya çalışan roman karakteri, Emma’ nın kusurlu karakterinin karşısına ideal bir karakter koyar.
 http://www.jasna.org/persuasions/on-line/vol28no1/images/stovel-figure3.JPG
Emma’ ya ideal bir karakter koymaya çalışan bu roman karakteri ise; tatlı, uysal ve minnettar bir yaradılışta, kendini beğenmişlikten tamamen uzaktır. Sadece saygı duyduğu birinin kendisine rehberlik etmesini arzulamaktadır.
 
Erkek evlilik teklif ettiği kıza, maddi varlığının ne olduğunu sorar, kız ‘yüzüm’ diye cevap verir” 
 
Zihinde yaratılan, meteforlar ile bezenmiş bir edebi dünya olan romanlarda yaratılan "Emma" gibi roman karakterleri; yeryüzü ile gökyüzünü aynı dünyada birleştiren bir yaşam imgesi kullanmaktadır. Çalıkuşu romanındaki "Feride" karakteri gibi, inadına yenilmiş bir kadını zihnimizde anlandırmaktadır "Emma" karakteri gibi…
 %c3%a7al%c4%b1ku%c5%9fu Pictures, Images and Photos
Şiir: Çalıkuşu Feride
K(adın) : feride
Uyruğu: dünya,
Kadın olur bana gelince...
ve sonrasını ben bilirim…
 
O benim avradım olur gecelerce, günlerce
Sonrasını... Sonrasını ben bilirim...
 
Öpüşlere sararım, gidişlere sorarım
Kimselere... Kimselere bırakmam!
Feride başak kokar, esmer başak
Gözlerini hep s(aklar) utanırken.
 
Sonra tenini tutuklarım avuçlarımda,
Mühürlerim dudaklarını ateş kızıllığında,
Feride' yi şiir sayarım.
 
Ne o,
kimliksiz miyiz?
(Yılmaz Odabaşı)

if you want me
by isttolga
"İf you want me" Türkçe sözleri:
Gerçekten burda mısın, yoksa rüya mı görüyorum? 
Rüyaların gerçeklerden geldiğini söyleyemem..
Seni görmeyeli uzun zaman oldu. 
Yüzünü artık çok zor hatırlıyorum... 

Yalnız kaldığımda,
ve mesafeler sessizliğimiz olduğunda 
seni gülümserken düşünüyorum. 
Sınırları azaltan gözlerindeki gururla... 

Eğer beni istiyorsan, beni ikna et.. 

Bana inandığına emin misin? 
Tüm diğerleri yalan söylediğimi düşünürken 
benden hiç nefret ettin mi? 

Gerçekten seni memnun edebilecek birisi olmaya çalışırken,
İstediğin herşeyi yaparım: 
Beni özgür bırakırsan eğer!

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::